
Tekerlekli sandalye kullanıcıları için güvenlik çoğu zaman oturma düzeni ve çevre koşullarıyla ilişkilendirilir. Oysa lastikler, frenler ve (akülü sandalyelerde) motor sistemi; sandalyenin yolla temas eden, durmayı sağlayan ve hareketi üreten temel parçalarıdır. Bu üç alandaki küçük bir ihmal, günlük kullanımda ciddi kontrol kaybına, düşmelere ve beklenmedik arızalara yol açabilir.
Bu rehberde lastik, fren ve motor bakımının neden önemli olduğunu, en sık yapılan hataları ve günlük hayatta uygulanabilecek pratik bakım yaklaşımlarını net ve anlaşılır şekilde ele alacağız.
Amaç teknik servis kılavuzu yazmak değil; kullanıcıların ve bakım verenlerin riskleri erken fark edebilmesini sağlamaktır.
Lastiklerin Güvenlik ve Konfor Üzerindeki Etkisi
Lastikler, tekerlekli sandalyenin zeminle kurduğu tek fiziksel temastır. Bu nedenle lastik durumu, sürüş güvenliğini doğrudan belirler. En sık yapılan hata, lastiklere sadece “patladığında” bakmaktır. Oysa aşınma, basınç kaybı ve yüzey bozulmaları çoğu zaman sessizce ilerler.
Düşük basınçlı lastikler sürtünmeyi artırır. Bu durum manuel sandalyelerde omuz ve bilek yükünü yükseltir, akülü sandalyelerde ise menzili azaltır ve motoru daha fazla zorlar. Ayrıca düşük basınç, sandalyenin yön tepkilerini geciktirir. Ani duruşlarda veya dönüşlerde kontrol kaybı yaşanabilir.
Aşınmış lastikler özellikle ıslak zeminlerde ciddi risk oluşturur. Diş derinliği azaldıkça kayma ihtimali artar. Bu durum rampalarda ve kaldırım inişlerinde düşme riskini belirgin şekilde yükseltir.
Lastiklerin yanaklarında oluşan çatlaklar ve balonlaşmalar da göz ardı edilmemelidir. Bu tür bozulmalar, ani basınç kaybına ve kontrolsüz duruşlara yol açabilir.
Pratik yaklaşım şudur: Lastikler yalnızca “dönüyor mu?” diye değil, “zemini güvenle tutuyor mu?” diye değerlendirilmelidir.
Fren Sistemleri: Duran Sandalye, Güvenli Sandalyedir
Frenler çoğu zaman yalnızca park ederken hatırlanır. Oysa fren sistemi, transfer güvenliğinin temelidir. Sandalye sabitlenmeden yapılan her oturma, kalkma ve yön değiştirme denemesi ciddi düşme riski taşır.
En sık yapılan hata, frenlerin yavaş yavaş zayıflamasını fark etmemektir. Fren kolu sıkıldığında sandalye hâlâ çok hafif hareket ediyorsa bu bir uyarı işaretidir. Bu durum, özellikle eğimli zeminlerde sandalyenin beklenmedik şekilde kaymasına neden olabilir.
Manuel sandalyelerde fren pabuçlarının lastiğe olan mesafesi zamanla değişebilir. Lastik aşındıkça veya basınç düştükçe fren etkinliği azalır. Akülü sandalyelerde ise elektronik fren sistemlerinin tepkisi zayıflayabilir. Sandalyenin durma mesafesi uzar, ani duruşlar sertleşebilir.
Transfer sırasında frenlerin tam tutmaması, bakım verenin daha fazla güç kullanmasına yol açar. Bu da hem kullanıcı hem de bakım veren için bel ve omuz yaralanmalarının en sık nedenlerinden biridir.
Bu noktada önemli bir güvenlik uyarısı yapılmalıdır: Tekerlekli sandalyede transfer, oturma ve kalkma işlemleri mutlaka sabitlenmiş bir sandalye üzerinde, güvenli tekniklerle yapılmalıdır. Hem kullanıcıların hem de bakım verenlerin bu konularda eğitim alması hayati önemdedir. Freni tam tutmayan bir sandalyede yapılan doğaçlama hareketler ciddi düşmelere yol açabilir.
Akülü Sandalyelerde Motor ve Sürüş Sistemi Bilinci
Akülü sandalyelerde motor ve aktarma sistemi, lastik ve frenlerden bağımsız düşünülemez. Motorun ürettiği güç, doğrudan lastiklere aktarılır ve frenlerle dengelenir. Bu zincirin herhangi bir halkasındaki sorun, tüm sürüş davranışını değiştirir.
Motor bakımı çoğu zaman “çalışıyor mu, çalışmıyor mu?” seviyesinde değerlendirilir. Oysa motor performansı yavaş yavaş düşebilir. Sandalyenin eskisine göre daha geç hızlanması, yokuşta daha fazla zorlanması veya duruşlarda titreme yapması, sistemde bir yük artışına işaret eder.
Bu yük çoğu zaman tek başına motordan kaynaklanmaz. Düşük lastik basıncı, kirlenmiş rulmanlar veya sürtünmesi artmış tekerlekler motoru sürekli zorlar. Bu durum hem enerji tüketimini yükseltir hem de uzun vadede arızalara zemin hazırlar.
Ayrıca sürüş sırasında duyulan alışılmadık sesler, titreşim artışı veya yön tepkilerinde gecikme göz ardı edilmemelidir. Bu belirtiler, kontrol sisteminde veya aktarma mekanizmasında erken uyarılar olabilir.
Burada temel ilke şudur: Akülü sandalyede motor sorunları çoğu zaman “birden” ortaya çıkmaz. Küçük değişimler fark edildiğinde müdahale edilirse, hem güvenlik riski hem de büyük arızalar önlenebilir.
En Sık Yapılan Bakım Hataları
Tekerlekli sandalyelerde bakım hatalarının çoğu ihmale dayanır. En yaygın hata, bakımın sadece arıza olduğunda yapılmasıdır. Oysa lastik, fren ve motor bakımı önleyici olmalıdır.
Bir diğer sık hata, görsel kontrolle yetinmektir. Lastik sağlam görünebilir ama basıncı düşük olabilir. Fren kolu serttir ama sandalyeyi tam tutmuyordur. Motor çalışıyordur ama aşırı yük altında kalıyordur.
Temizlik ihmal edildiğinde küçük parçalar büyük sorunlara dönüşür. Saç, ip ve toz birikimi tekerleklerin serbest dönmesini engeller. Bu durum hem manuel kullanımda sürtünmeyi artırır hem de akülü sandalyelerde motor yükünü yükseltir.
Yanlış müdahaleler de önemli bir risk kaynağıdır. Fren ayarlarının bilinçsiz yapılması, motor bağlantılarına izinsiz müdahale edilmesi veya uygunsuz şişirme işlemleri güvenliği azaltabilir.
Günlük ve Haftalık Bakımda Pratik Yaklaşım
Bakımı sürdürülebilir kılmanın yolu, kısa ama düzenli kontrollerden geçer. Her gün uzun bir bakım yapmak gerekmez; ancak belirli alışkanlıklar ciddi fark yaratır.
Günlük kullanımda sandalyeyi ilk kullandığında şu sorulara bakmak yeterlidir: Lastikler normal sertlikte mi? Sandalye frenliyken kıpırdıyor mu? Sürüşte alışılmadık bir ses var mı?
Haftalık olarak tekerlek çevresi kontrol edilmelidir. Saç, ip ve kir birikimleri temizlenmelidir. Frenlerin lastiği ne kadar tuttuğu gözlemlenmelidir. Akülü sandalyelerde sürüş tepkisi ve duruş mesafesi bilinçli şekilde hissedilmelidir.
Aylık olarak daha detaylı gözlem yapılabilir. Lastik yüzeyleri, bağlantı noktaları ve genel denge hissi değerlendirilmelidir.
Bakımın amacı mükemmellik değil, değişimi fark etmektir. “Eskisinden farklı” olan her durum dikkate alınmalıdır.
Bir yanıt yazın