
Akülü sandalye seçimi çoğu zaman teknik özelliklere, motor gücüne veya görünüme odaklanarak yapılır. Oysa asıl belirleyici olan, sandalyenin kâğıt üzerindeki özellikleri değil, günlük yaşamda nasıl bir rol üstleneceğidir. Yanlış sorularla başlanan bir seçim süreci, kısa sürede kontrol sorunlarına, yorgunluğa ve güvenlik risklerine dönüşebilir.
Bu yazıda akülü sandalye almadan önce kendinize sormanız gereken temel soruları, bu soruların neden önemli olduğunu ve en sık yapılan değerlendirme hatalarını pratik bir çerçevede ele alacağız.
Amaç “hangi sandalye” sorusuna cevap vermek değil; “hangi ihtiyaç” sorusunu netleştirmektir.
Günlük Hayatım Nasıl ve Sandalyeden Ne Bekliyorum?
İlk ve en önemli soru şudur: Bu sandalye benim hayatımda neyi değiştirecek?
Günde kaç saat kullanılacak? Ev içinde mi daha çok olacak, yoksa dış mekânda mı? Dar kapılar, uzun rampalar, bozuk kaldırımlar veya kalabalık alanlar günlük rotanın parçası mı?
Bu sorular, sandalyenin davranış karakterini belirler. Kısa süreli ev içi kullanım ile uzun süreli dış mekân kullanımı aynı gereksinimleri doğurmaz. Birinde manevra ve hassas kontrol öne çıkar, diğerinde denge, titreşim davranışı ve dayanıklılık.
Ayrıca kullanım biçimi de çok kritiktir. Sandalyeyi çoğunlukla tek başına mı kullanacaksınız, yoksa refakatle mi? Transferler ne sıklıkla yapılacak? Sandalyede uzun süre aynı pozisyonda mı kalacaksınız, yoksa sık durup kalkacak mısınız?
Bu sorulara net cevaplar verilmeden yapılan seçimler, genellikle “bizim kullanımımıza uygun değilmiş” cümlesiyle sonuçlanır.
Vücudumun ve Hareket Kapasitemin Gerçek Durumu Ne?
Akülü sandalye yalnızca sizi taşımaz; vücudunuzla sürekli etkileşir. Bu nedenle ikinci temel soru vücuda yönelmelidir.
Gövdede dengeyi ne kadar koruyabiliyorsunuz? Baş ve boyun kontrolünüz ne düzeyde? Uzun süre oturduğunuzda pozisyonunuz bozuluyor mu? Kendi başınıza küçük pozisyon düzeltmeleri yapabiliyor musunuz?
Bu sorular, oturma sisteminin ve destek ihtiyacının belirlenmesinde hayati rol oynar. Yetersiz değerlendirme, kısa sürede bel, boyun ve omuz ağrılarına; uzun vadede ise duruş bozukluklarına yol açabilir.
Ayrıca üst ekstremite fonksiyonu da önemlidir. Kumanda kullanımı, hız ayarı, ani duruşlarda gövde kontrolü… Bunların hepsi sandalyeyle uyumun parçasıdır.
Sandalyenin size değil, sizin sandalyeye uyum sağlamaya çalıştığınız her durumda risk artar.
Yaşadığım Ortam Bu Sandalyeyle Uyumlu mu?
Üçüncü temel soru çevreyle ilgilidir: Bu sandalye benim yaşadığım yere uyuyor mu?
Kapı genişlikleri, dönüş alanları, asansörler, eşikler ve rampalar sandalyenin gerçek sınav alanlarıdır. Kâğıt üzerinde “kompakt” görünen bir sandalye, ev içinde sürekli manevra zorluğu yaratabilir. Dış mekânda ise zemin yapısı, eğimler ve kaldırımlar denge davranışını belirler.
Ayrıca depolama ve şarj alanı da çoğu zaman göz ardı edilir. Sandalyenin nerede duracağı, nerede şarj edileceği ve acil durumda nasıl hareket ettirileceği önceden düşünülmelidir.
Çevreye uymayan sandalye, kullanıcının değil evin sınırlarını büyütmeye zorlar. Bu da çoğu zaman güvenlikten taviz anlamına gelir.
Günlük Kullanımda Kim, Nasıl Destek Olacak?
Akülü sandalye “bağımsızlık” sembolü gibi görülse de pratikte çoğu kullanımda bakım verenin rolü devam eder. Bu nedenle şu soru çok kritiktir: Bu sandalyeyle günlük süreçleri kim yönetecek?
Transferler kim tarafından yapılacak? Sandalyeye yerleştirme, çıkarma, acil durum müdahalesi, temizlik ve küçük ayarlar kimin sorumluluğunda olacak?
Bakım verenin fiziksel kapasitesi, dikkat düzeyi ve eğitim durumu sandalyenin güvenliğini doğrudan etkiler. Sandalyenin transfer yüksekliği, kolçak yapısı ve stabilitesi bakım verenin yükünü artırıyorsa, kısa sürede riskli doğaçlamalar başlar.
Bu noktada önemli bir güvenlik uyarısı yapılmalıdır: Akülü sandalyeye oturma, kalkma, yer değiştirme ve transfer işlemleri mutlaka güvenli tekniklerle yapılmalıdır. Hem kullanıcıların hem de bakım verenlerin bu konularda eğitim alması hayati önemdedir. Uygun olmayan sandalye ve yanlış teknik birleştiğinde düşmeler ve ciddi bel–omuz yaralanmaları kaçınılmaz hale gelir.
En Sık Yapılan Yanlış Sorular ve Hatalar
En yaygın yanlış soru şudur: “Bu sandalye güçlü mü?” Güç önemlidir ama tek başına güvenlik veya uygunluk anlamına gelmez.
Bir diğer hata, “şu an işimi görür” yaklaşımıdır. Oysa akülü sandalye, çoğu zaman yıllarca kullanılacak bir sistemdir. Bugünkü ihtiyaçlar kadar, yakın gelecekteki olası değişimler de düşünülmelidir.
Kısa süreli denemeyle karar vermek de çok yaygındır. Birkaç dakikalık sürüşte fark edilmeyen sorunlar, birkaç saat sonra belirginleşir.
Ayrıca sadece kullanıcıya bakıp bakım vereni değerlendirmemek, uzun vadede en çok zorlayan hatalardan biridir.
Ve belki de en kritik hata: sorulara dürüst cevap vermemektir. Zorlanmaları küçümsemek, yorgunluğu yok saymak ve çevresel kısıtları görmezden gelmek, sandalyeyi değil problemi taşır.
Daha Sağlıklı Bir Soru Çerçevesi Nasıl Kurulur?
Sağlıklı değerlendirme, özelliklerden değil senaryolardan başlar.
“Kaldırımdan inerken ne olacak?”
“Eve girerken ilk dönüş nerede yapılacak?”
“Uzun süre dışarıda kalırsam vücudum nasıl tepki veriyor?”
“Bakım veren bu sandalyeyle beni güvenle yerleştirebiliyor mu?”
Bu tür sorular, katalogdan çok daha yol göstericidir.
Mümkünse sandalye; ev girişinde, dar kapıda, rampada ve uzun süreli oturuşta denenmelidir. Deneme yalnızca sürüş değil, duruş, yorgunluk ve kontrol üzerinden değerlendirilmelidir.
Gerekirse profesyonel değerlendirme almak, görünmeyen riskleri erken ortaya çıkarır.
Bir yanıt yazın